bu olayları yokluk psikolojisi olarak adlandırıyorum. Belki literatüre girmiştir bu kelime belkide girecektir. Göçebe bir hayattan yerleşik hayata geçen bizler hep biriktirmişiz. Genlerimiz biriktirmeye yığmaya ayarlı. Çünkü tehlikenin nereden geleceği belli değil. Anadolu güzel bir coğrafya etrafı çakal dolu. tarihte de şimdide insanların gözü hep bu topraklarda olmuştur. çok geriye değil son 20 yıla baktığınızda bile insanların neden böyle tepkiler verdiğini anlayabilirsiniz. ekonomik krizler, ergenekon, suikastler, sürekli seçimler, kutuplaştırıcı siyaset, darbe vs. daha aklıma gelmeyen onlarca olay. Bütün bu olaylardan sonra acaba yarın ne olacak endişesi, belirsizliği nutella'da bitittirir, luppo'da. kelimelere takılmayın. mesele insanın içine sokulduğu durum. (bkz:coğrafya kaderdir)
İstifçilikten başka bir şey değil. İki günlük yasakta adam kola için sıraya giriyor bu yine bir şey değil.
(bkz:tüketim çılgınlığı) denen realitenin bir yansıması. insanların kalori almaya ne kadar istekli olduklarını gösteren tablo. hayır daha organik ve doğal yiyecekler varken neden nutella? acaba (bkz:serotonin) düzeyini artırdığı için coronavirüse iyi geliyor olabilir mi?