Ülkemizde var olan sinema algısını kısaca özetleyen Andrew abimize çok teşekkür ediyor, bu özlü sözün altına da imzamızı atıyoruz. Sadece halkımız değil ‘sanatçı’ denilen ‘aydın’ olmayan çevrenin de özel hayatlarını ifşa eden magazinler sayesinde bize ilettikleri: “Film nasıldı?” sorusuna “Çok eğlendik” veya “Çok ağladık” diye cevap veren bir ülkede yaşıyoruz Oysa film sektörünün -sinema bile diyemiyorum- bu kadar içinde bulunup bir o kadar da dışından konuşan sözde sanatçılarımız olmasa, artist kelimesini her bakımdan kötüleyen genç kuşaklarımız olmasa, bu ülkede de örnek alıp üzerine tez yazabileceğiniz kuramlarımız olabilir. Her ne kadar bu duruma üzülsek de asla umutsuz bırakmayacağız. Hem umudumuz olmazsa geleceğimizde olmaz. O zaman son cümle: “etli iyiyiz butluyuz, seviyoruz umutluyuz.” Hoşça kalın...
her filme bir kova mısır patlatan birisi olarak obezitemin tek sebebi olarak gördüğüm nedendir bu başlık.