fbpx
cpm_inboxCount

yazar adı gereklidir!

göster şifre gereklidir!

şifreni mi unuttun?

yazar adı gereklidir!

e-mail gereklidir!

göster parola gereklidir!

4 + 8 =

şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdaki bölgeden şifrenizi sıfırlayabilirsiniz!

e-posta gereklidir!

girişe dön

kapat

Zonguldak Valisinin ayıbı

  • /
    2
    Zonguldak Valisi yaptığı basın toplantısında şehirlerindeki 567 covid-19 hastasının 137’sinin sağlık çalışanı olduğunu belirterek “Sağlıkçılarımızı biz misafirhanede misafir ettik. Devletimiz oturdu düşündü, onlardan ücret almadı. Servisleri de sağlamaya çalıştık. Ama orada kendi aralarındaki ilişkilerinde yeteri kadar dikkatli olmadıkları için hem kendilerini hem de bizi sıkıntıya soktular” demiş. Daha da ileri gitmiş sağlık çalışanlarının getirdiği yük olmasaydı salgında geri dönüşü konuşuyor olacaktır diyerek sağlık çalışanlarını zan altında bırakmıştır. Anlaşılan o ki Sayın Vali durum tespiti yerine sonuç tespiti yapmış. İstatistiklere bakıp salgınının sorumlusu olarak sağlık çalışanlarını görmüşSayın Valiye hatırlatırım sadece Zonguldak’ta değil, yurdun dört bir yanında sağlık çalışanları misafirhanelerdeler ama ağırlanmak için değil Kendilerinden vazgeçip aile ve yakın çevrelerine virüs bulaşmasın diye kalmaktalar. Sadece Zonguldak’ta değil tüm Türkiye’de Koruyucu malzeme ve ekipman tamam ise sağlık çalışanları virüsü biliyor ve ona göre kişisel önlemlerini en üst düzeyde alıyorlar. 137 sağlık çalışanında virüsün olması sosyal mesafeyi koruyamadıklarından değil tüm olumsuzluklara rağmen hayatlarını riske atarak covid-19’lu hastalara müdahale ettiklerindendir. Kahramanlıklarının ve cephede nasıl mücadele verdiklerinin göstergesidir. Verdikleri emeğin, bulundukları fedakârlığın asla karşılığının ödeyemeyeceğiniz kahramanları zan altında bırakacağınıza salgınla mücadeledeki sorunları çözmekle uğraşmalısınız. Hastanelerde durum nedir? Çalışanlar için önlemler en üst düzeyde midir? İzolasyona uyuluyor mu? Sağlık yöneticileri ne yapıyor ? Niçin vakaların yüzde 24’ü sağlık çalışanlarında ve böyle bir durum sadece Zonguldak’ta.Bence siz oturun bunu iyice bir düşünün. Ardından da sağlık çalışanlarından özür dileyip bir teşekkür edin ve sorumlulardan hesap sorun.Önder KahveciTürkiye Kamu-Sen Genel Başkanı
    öyle oturduğun yerden konuşması kolay ey vali. sen gel 24 saat o nöbette dur bakalım. herkes covidli kişilerden kaçarken birebir tedavisi, bakımı ile uğraşıyoruz bizler. bulaş ve semptom yaşayanlara neler yapabiliriz diye düşünmeniz gerekirken oradan durmuş sağlıkçılar dikkat etmiyor demişsiniz. geçecek elbet bu günler, bu günler elbet geçecek. #ayıpedyorsunuz #hakkımızıödeyemezsiniz
    Valinin söylediklerinin hepsine olmamakla birlikte bir çoğuna katılıyorum. Kendimizi hastalardan koruduk ama birbirimizden koruyamadık. Hastalarla sosyal mesafe kurallarına uyduk ama kendi aramıza mesafe koymadık. Doktor bir şey olmaz diye sekreteriyle yanyana oturmaya devam etti. Hemsireler odalarda yanyana oturmaya devam etti, devam ediyor. Pek cogumuz hala yemekhanelerde ayni masaya sandalyeye oturuyor. Hala molalarda bir arada sigara içen 3 - 4 kişi görüyorum. aynı cakmakla sigara yakılıyor Maske yok, birbirlerinin üzerine duman üflüyolar. Ayni cezveden bes altı kisi kahve içiyor. Birbirimizin odasına girince mesafemizi ayarlıyamıyoruz. Hala aynı evrağa aynı kalemle imza atıyoruz daha aklıma gelmeyen onlarcası.
    Vali bey bana göre haklı, açıklamasını örneklendirseydi sizde hak verirdiniz diye tahmin ediyorum. Suclayıcı bir üslup değilde yapıcı bir üslup daha güzel olurdu. (bkz:öz eleştiri yapmak)
    http://fikelam.com/ozur-dilemeyin-sayin-valim 567 de 137 sayısı sizcede yüksek değilmi?böyle de bir yazı var
    Türkiye’de bir çok sağlıkçı neden annelerini, babalarını ve hatta çocuklarını koruma altına almış ve onları sadece telefon ile görüyorlar. Onlar cahil olmadıklarını gösterip önce korunma tedbirlerini kendileri alıyorlar ve kendi çalışma arkadaşlarına, annesine,, babasına, çocuğuna ve eşine hastalığı bulaştırmamak için ellerinden geleni yapıyor ve onlarla görüşmüyor bile.Zonguldak’taki sağlıkçıların ne özelliği var hem kendilerine hem de hastalara hastalığı bulaştırsınlar sonra doğruyu söyleyen biri olunca ayaklansınlar.


    Valimiz gelip nasıl çalışılır hasta başında uygulamalı anlatsa da bizler de nasıl korunarak çalışılır öğrensek diyorum
    Zonguldak'tan...Sevgili Meslektaşlarım, Sevgili Arkadaşlarım, Sevgili Kardeşlerim,Ben Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nde çalışan ve hasta yoğunluğunu bire bir yaşayan bir hekim olarak bu açıklama sonrası üzüntümü açıklayacak kelime bulamıyorum. Zonguldak’ımızla ilgili bazı bilgileri sizlerle paylaşmak isterim. Zonguldak filyasyon konusunda en üst noktadadır. Bunu sağlayabilmek için tüm şehir halkı; doktoru, öğretmeni, mühendisi dayanışma içinde birlikte çalışmaktadır. Şehrimiz salgın öncesi dönemde solunum yolu hastalıklarına bağlı ölümlerde, hava kirliliği ve madenci popülasyonu nedeni ile en yüksek konumdaydı. Maalesef havası en kirli, en yüksek akciğer kanseri ve KOAH prevalansının olduğu illerden biri. Covid döneminde ise yoğun bir hasta sürecinin içine girdik. Bu hastaların çoğunda komorbid hastalıklar nedenli yoğun bakım yatışları oldu. Bir çok meslektaşımız ve sağlık çalışanı bu süreçte maalesef enfekte oldu. Zira hasta sayısı ve viral yük çok yoğundu. Bunları sizlere açıklamaya zaten gerek yok. Hastanelerimiz ( üniversite ve devlet hastanesi birlikteliğinde) sağlık çalışanlarının enfeksiyon oranını azaltmak için her türlü eğitimi vermekte ve tüm çalışanlarımız da bu konuda maksimum hassasiyeti göstermektedir, göstermeye de devam edecektir. Ancak, hastalık oranının bu kadar yoğun olduğu ve sağlık çalışanlarının ülkemizde her noktada olduğu gibi büyük özveri ve çaba ile çalıştığı şehrimiz için en üst düzeyden böyle bir açıklama, sağlıkçıların sisteme yük teşkil ettiği beyanı, ne yazık ki olabilecek en talihsiz açıklama ve tüm ekibimize büyük haksızlıktır. Meslek hayatım süresince beni ve 20 yıldır birlikte çalıştığım ekibimi bu denli yaralayan bir açıklama ile karşılaşmamıştık. Sağlık çalışanlarının enfekte olmasının kendi tedbirsizliklerine atfedilmesi ve yük olarak dile getirilmesinin ne anlama geldiğini sizlerin takdirine bırakarak saygılarımı sunuyorum. Sağlıcakla kalın. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı
    Yolda yürürken maskeli genç bir kız selam verdi .Yakından bakınca tanıyabildim.20 yaşında bu yıl bir hastanede göreve başlayan yakın dostumun kızı hemşire A. Birkaç gündür o da hastanede virüs kaparak tedavi almaya başlamış..''Dikkat edemedin mi nasıl kaptin'' diye sordum Covid hastalarınin katında calişiyormuş.Bir hasta kötüleşmiş ona müdahale ederken ''zorlu ekspirasyon"" dediğimiz mudahalede bulunmus.. Bu işlem sırasında hastanın zorlu nefes vermesi sağlanır . Bu sırada bir iki saat hastanın yakınında durmak zorunda kalmiş..Bu yüzden kapmış olduğunu duşünüyor.''Koruyucu ekipmanın tam değil miydi'' dedim." N95 maske üstünde normal cerrahi maske siperlik tulum eldiven ..daha ne yapacaktık .Müdahale etmesem hasta ölecekti solunumu durmak üzereydi " dedi ..Hastayı kurtarmak için kendini bile bile tehlikeye atmış.En ufak bir pişmanlık yok yüzünde ..yine olsa yine yapacak ..Kendisinin tedavisi devam ediyor hastaneden geliyormus..şikayetleri azalmış .." Sen hastalığı geçirdiğine göre donör de olabilirsin plazma verebilirsin" dedim."Ege üniversitesi'nde yine meslektaşımız göğüs hastalıkları uzmanı bir doktorumuz yoğun bakımda yatıyor plazma arıyorlar "dedim .Gözleri parladı "eğer olabilecekse ben hemen hazırım" dedi.Bu sefer benim gözlerim doldu..20 yaşında mesleğe yeni başlamiş bir hemşire..Eğer hasta ölümle burun buruna ise kendini düşünmeden tehlikeye atip çok tehlikeli hastalıklara yakalanabiliyor.Ayaga kalkar kalkmaz başka birine can ve kan vermeye yine hazır ...AIDS hepatit Corona farketmiyor ..acil müdahaleler zordur..elinize iğne batabilir hasta yüzünüze öksürebilir..kendimi koruyorum dikkatliyim falan sökmez çok kere ..Doktoru hemşiresi hasta bakıcısı temizlik personeli ..hepsinde aynı ruh ve fedakarlık vardır ..Böyle bir camianın parçası olduğum için gurur duyuyorum...☑️ Alıntıdır...Hilmi Söyler /Aile Hekimi/Karşıyaka-İZMİRTeşekkürler Güzel #İNSAN???
    BUGÜN BU ÜLKENin sağlık çalışanları olmasaydı durumumuz nasıl olurdu allah bilir.çeşitli ülkelerdeki sağlık çalışanlarını gözlemlediğin zaman cidden türk hekiminin farkını anlayabiliyorsun.türk hekimlerinde teorik ve akademik bilgiden çok daha fazlası var.mesela vicdan,duygu ve mütevizilik.hastasının iyileşmesi için elinden gelen herşeyi yapıyorlar.yanlış anlaşılmasın bu sadece hekimler için geçerli değil,hemşirelerimiz ve sağlık sektöründe bütün çalışanlarımız sağlam bir özveri ile çalışıyorlar.
    Belki işte bu yüzden değerimiz bilinmiyor.dayak yiyoruz,hakaret işitiyor ve ayak bağı olarak görülüyorüz.minimum 18 yaşında tıp fakültesine başlamış birisi en erken 26,27 li yaşlarında para kazanıyor ama bu para göze batıyor.neymiş hiçkimse parayı düşünmeden tıp fakültesini yazmaşmış.senelerce yurt köşelerinde oda arkadasları gezmelerinde iken oturup ders çalışan,klinik te sabah akşam uyku demeden nöbet tutan bir öğrenciye siz nasıl da ayak bağı dersiniz allah aşkına.biraz insaf.
    (bkz:mahalle baskısı) ile özür böyle dilenir...
    “Konuşmanın basına yansımasıyla konuşmada sağlık çalışanlarımızı, kastı aşsa da üzecek, yanlış anlamaya uygun ifadelerin telaffuz edildiği ortaya çıkmıştır.Pandemide ülke geneli ölüm oranının, yoğun bakımdaki hasta sayısının üç katı rakamlarla ilimizde karşı karşıya kaldık. Buna rağmen bütün kamuyu seferber ederek, vatandaşımızı ciddi sınırlamalara zorlamışken, sayın Sağlık Bakanımızın açık beyanına da yansıdığı şekliyle izolasyonda yüzde doksan dokuzluk bir başarıyı yakalayarak tabloyu nerdeyse olumluya döndürmüşken, sağlık çalışanlarımızın özellikle son dönemde kendilerini koruyamamaları nedeniyle, tabloda istenen iyileşmenin sağlanamaması ile yaşanan hayal kırıklığı maalesef sözlerimize yansımıştır.”
    Özür dilemiş süsü verilen açıklama
    google play app store